30 Ocak 2010 Cumartesi

nonda nın gidişi : dos santos transferi ve hedefler


dos santos transferi taraftarı inanılmaz derecede çoşturdu.fakat bu transferden sonra aklımda da bir takım sorular oluşmaya başladı nondanın gönderilmesinden sonra yönetim sadece ligi mi düşünmeye başladı diye sorgulamaya başladım.
ne yazıkki nonda galatasarayın uefa liginde kullanabileceği tek forvetti.ne yazıkki diyorum çünkü nonda belkide tsl nin en kötü forvetiydi.hatta fener maçından sonra bir direk koysanız nondadan daha faydalı olur demiştim.ama dos santos transferinden sonra bir direğimiz bile kalmadı.bu dos santosun kötü oluşundan değil sadece nonda nın yerini tutamayacak olmasından dolayı dediğim bir sözdür.başından beri kewellın sözleşmesinin dondurulması gerektiğini savundum.çünkü kullanamayacağımız bir oyuncunun boşu boşuna kadroda tutulmasına anlam veremedim.şimdi nondanın gidişinden sonra bir senaryo yapacağım.farzedinki madridteyiz.galatasaray sahaya ileri uçta santos elona arda keita dörlüsüyle çıktı.bu dörtlüden hiçbiri forvet özelliklerine sahip değil.tamam olabilir çünkü kaliteli hucüm oyuncuları dedik.maç devam ediyor ve gs 1-0 geriye düştü işler kötüye gidiyor atletico bu dört oyuncuyuda kilitledi.peki gs bu durumda hangi b planını ortaya koyacak işleri yoluna koymak için?elinde ne bir santrafor var ne oyunu değiştirecek bir taze hucümcu.işler yolunda giderse sorun yok ya gitmezse ben bunu sorguluyorum.geçen seneyi hatırlayın kötü bir meirayı sattık diye sevindik fakat defansız kalarak belkide kazanacağımız bir uefa kupasını elimizin tersiyle ittik.defans gibi forvette takımın omurgasıdır.umarım yine aynı sorunlar meydana gelmez.
gs yönetiminden uefayı ciddiye aldıklarını göstermesini beklerdim.o forvette nonda oynasa bile forvet olduğu için nondayı tutmaları lazımdı.çünkü bu hem taraftara hemde takıma ben uefayı kewellı feda edecek kadar istiyorum mesajı olurdu.ben şuan hedefimizin sadece lig olabileceği endişesine kapıldım.galatasaraylılık takımı futbolculardan daha önde tutmak ve her zaman avrupayı ön plana çıkarmaktır.inşallah atletico maçlarında hücüm sorunu yaşamayız peki atleticoyu geçtik ya öteki turlar.fenerden ne farkımız kaldı.bu yukarıda saydığım dörtlüden biri sakatlanırsa o zaman işler dahada karışır.bizden sadece küçük bir uyarı...
KÜÇÜK BİR NOT:galatasaray yönetimi bir dmc almadı ben forvet yerli olsun dmc yabancı olsun taraftarıyım hala orta sahadan ileriye top çıkaracak oyuncumuz yok.sarp ve topalla avrupada umutsuzum.inşallah en iyi oyunlarını oynarlar ve hata yapmazlar...

27 Ocak 2010 Çarşamba

çinlilerin inanılmaz yükselişi


sporda antrenörün ne kadar önemli olduğunu bugün avustralya açıkta venus williamsı eleyen na li bizlere gösterdi.çin hükümetinin kendisine verdiği programdan vazgeçerek kendi antrenörüyle çalışmaya başlayan na li bunun meyvelerini alıyor.venüs williams ı eleyerek yarı finale çıktı.aynı zamanda bayanlar yarı finalinde 2 tane çinlilinin olması gerçekten çok ilginç.bence 2012 olimpiyatları tüm spor dallarında abd çin çekişmesine sahne olacak.
federer bildiğiniz gibiydi ben rolland garros taki federeri izliyor gibiyim davydenko karşısında tam maçı kaybedecek derken yine toparlanıp klasıyla maçı aldı.federer gerçekten büyük tenisçi.ama rakip eksilliğide onun başarılarını kolaylaştırıyor gibi geliyor bana..

kewell gitmesin diyorsanız leo franco nasıl bir tercih?

gs taraftaraına hiç güven vermedi franco.dos santos transferinden sonra leo nun gitmesi bence daha mantıklı ufuk ve aykuttan hiçbir farkı yok.kewell gitmeside mantıklı ama taraftar onu çok seviyor nondaya muhtacız geldiği andan bu yana pek güven vermeyen franco gitsin o zaman...

26 Ocak 2010 Salı

giovanni dos santos transferi ve kewell


dos santos gelince kewell gidebilir lafını dost ortamlarında ilk duyduğum zaman beynimden vurulmuşa döndüm.kewell ilk yarıda gs için en faydalı oyuncuydu nasıl gönderilebilirdi.ama sonra mantıklı düşünnünce en doğru isim kewell gibi duruyor.
kewell aklıyla türkiye liginde idare etti hep. kendisini pek zorlamadı ama o futbol zekasıyla bizlerin gönlünde taht kurdu. 3 aylık sakatlık yaşayacak olması artık kewellın devrinin kapandığını gösteriyor.2. yarı oynamayacak. buna ek olarak da gelecek sene form tutması uzun zaman alacak. zaten yaşlı ve sakatlık problemleri olan bir oyuncu bizim adımıza 2. bir linderoth vakası olabilir.dos santos eğer satın alma opsiyonu ile kralanırsa hemen kewell gitsin derim ben.santos rijkaard tarafından da tanınan bir oyuncu hem genç hem de büyük bir yeteneğe sahip.
kıyaslamada dos santos açık ara önde ama neden nonda gönderilmiyor diye bir soru akla gelebilir.dün adnan polatta değindi nonda avrupa ligi için elimizde kalan tek forvet bu nedenle şanslı nonda paçayı yırttı.peki baros diye aklımıza sorular gelebilir.baros 2 ay sonra aramızda olacak ve 1 yıllık daha kontratı var.gelecek sene öncesi jo nunda gittiğini farzedersek bizim için önemli bir forvet konumuna geliyor baros. eğer baros giderse onun kalitesinde bir oyuncuyu da yaz transfer döneminde(dünya kupasını da düşünürsek) bulmamız oldukça zor.bu nedenle şu an baros altın değerinde bir oyuncu galatasaray için.
sonuç olarak kewell ın gitmesi oldukça mantıklı artık görevini tamamladı onu hep saygıyla anacağız.büyük bir profesyonel kewell. ne yazıkki gs nin çıkarı için bu ayrılığa katlanmalı gs taraftarı.aklıyla duracağı yeri bilmesiyle galatasaraya çok şey kazandırdı ama ben onda caner tarzı bir dripling de göremedim. eğriye eğri doğruya doğru.
KÜÇÜK BİR NOT:eğer taraftarın tepkisinden korkuluyorsa sözleşmesi dondurulup seneye sözleşme imzalanabilir kewella nede olsa adam gibi adam olan kewell gsnin önemli bir sembolü olma yolunda.

nadalın eriyişi


avustralya açıkta favorilerin hepsi hemen hemen yoluna devam ediyordu.andy murray nadal eşleşmesi herkesin merak ettiği bir eşleşmeydi.maç boyunca nadalda bir gariplik olduğunu hepimiz farkettik.13 tane ace yedi ve en sonunda 2-0 yenik durumdayken sakatlığı sebebiyle maçtan çekilerek turnuvaya veda etti.bence artık nadalın rüyalarıda bitti. çünkü yine bir diz sakatlığı yaşıyor.bilindiği gibi diz sakatlıkları tüm sporcuların korkulu rüyasıdır ve iş kronikleşirse o zaman sporcuların spor hayatları tehlkikeye girer.nadal adına üzüntücü verici ama bu kadar başarı yakalaması bile bence bir süpriz çünkü sadece fiziksel bir mücadele sunuyordu nadal bize.ben onun maçlarında estetik göremiyordum artık bu sakatlıklardan sonra işi oldukça zor.
2. önemli gelişme cilicin yarı finale çıkmasıydı.bütün turnuva boyunca maçları 3-2 kazandı neredeyse ve yine heyecan dolu bir maç sonunda roddicki yenmeyi başardı.yalnız 2-0 öndeyken maçın 2-2 gelmesi tamamiyle cilicin hatasıydı.biraz fala heyecanlandı gibi geldi bana.ama tüm maç boyunca roddicki ezdi.çizgiyi kullanışı görülmeye değerdi.servisleri roddicke maç boyunca korku dolu anlar yaşattı.turnuva başında belirttiğim del potro tarzı bir oyuncu bence del potrodan da hareketli.cilic inanılmaz renk kattı bence murrayıda eleyebilir.birde şuna dikkat çekmek istiyorum artık teniste 2 metre civarı uzun insanalar moda olmaya başladı.ileride sık sık bu tarz tenisçileri görebiliriz...

25 Ocak 2010 Pazartesi

LA LİGA DA BU HAFTA

bercelona rüzgarı bu haftada da devam etti la ligada dani alvesin performansı görülmeye değerdi.gerçekten bek dani alves gibi olmalı.
real madrid te ronaldo geri döndü malaga maçında bir süre ıslıklanan ronaldo attığı 2 golle taraftarına kendisini afettirdi.ama gördüğü kırmızı kartla tekrar şımarık çocuk imajını alevlendirdi.ben real madridin attığı ilk gölü haftanın golü seçiyorum 4 pasla inaılmaz bir gol attı real.ntvspor spikeri kosavanın da dediği gibi bu golün asisti topu ronaldoya ulaştıran 3 kişiyede yazılmalı guti benzema ve kaka dik üçgeni ronaldoya adeta alda at dedi.
valencia nın puan kaybı yaşadığı haftada deportivo ve sevilla kazanınca şamp ligi mücadelesi iyice kızıştı.deportivo da filipe nin bacağının kırılması ise üzücü bir olaydı.

İTALYA LİGİNDE BU HAFTA (inter-milan maçı)


İNTER-MİLAN
inanılmazdı.tek kelimeyle müthiş.bu maç temposu ve mücadelesiyle son zamanlarda izlediğim en mükemmel maçtı.aynı zamanda olaylarıylada derbiye yakıştı.
her iki takıma baktığımızda nefrette etsek bu oyundan inter ne yaptığını biliyor.10 kişi kalmalarına rağmen o duvar gibi olan savumalarından ödün vermediler.ileride bulunan 2 mükemmel forvetlede maçı almayı sonuna kadar hakettiler.milito gerçekten inanılmaz bir oyuncu hızlı, topu saklıyor, inanılmaz paslar atıyor mücadele ediyor,bitiriciliği fm tabiriyle 20 daha ne isterki bir takım.milito ne yazıkki 30 yalında geç keşfedildi diyebiliriz ama ben onun 5 yıl boyunca rahat top oynayabileceği kaanatindeyim.2. olarak pandev tam bir kumar demiştim bu transferde ama dün gördükki bu kumar intere tam 1 e 100 verdi.etoo dönünce ne olacak merak ediyorum.mourinho dün yapması gerekeni yaptı 10 kişi olunca skoru tuttu2 yi buluncada motta yı alarak maçı bitirdi.bir amigo gibi yaptığı hareketlerle kimimizi kızdırdı kimimizi güldürdü.artık alıştık o bunları hep yapıyor..
milana gelince leonardo biraz daha pişmeli huntelaarı anca 80 de aldı oyuna.o girince milan azda olsa hareketlendi penaltı buldu pozisyonlar buldu.ama bence dünyanın en iyi kalecisi olan julio cesarı geçemediler.büyük kaleci bu cesar yan topları alışı muhteşem en çok bu yönünü beğendim.milan artık gençleşmeye başlamalı.mesela yeni çıkan isimleri daha fazla kullanmalılar.bunların başında abbate geliyor.zambrotta dönünce bu oyuncu asla kesilememeli.yalnız orta sahaya mutlaka bir genç lazım 10 kişilik inter orta sahası milana dün akşam göz açtırmadı.yani milan mücadele yönünden çok eksikti.bir sorun daha vardı dün akşam milanda favalli nin defansın ortasında mecburen oynaması.militoya karşı caresizce mücadele etmeye çalıtı favalli ama gücü o kadarına yetti.
KÜÇÜK BİR NOT:dün akşam serie a nın marka değeri açısından son derecede önemli bir maç oynandı.oynan futbol artık marka değeri düşüyor dediğimiz serie a için umut vericiydi ama italya futbolunun lokmotifi juventus taki düşüş her ne olursa olsun marka değeri için acı bir kayıp.inter bu sezon yine şampiyon olacak gii bir rekabet şart eski lazio ve parma efsanelerinin de geri dönmesi şart...

galatasaray-g.antep


bu maç hakkında fazla yorum yapmaya inanın gerek yok.böyle bir sahada ancak böyle bir futbol beklenebilirdi.biz izleyiceler maçı izlerken topu göremedik bir de gs beyaz forma giyince işler tam anlamıyla karıştı.
ilk olarak bu maçta gol ya duran toptan olurdu yada uzaktan şutlardan.herhangi bir organizasyon beklemek her iki takım içinde haksızlık olurdu.nitekim gs elano ile uzaktan şutlarla gol aradı bir süre maç bu şekilde devam etti.canerin düşürülmesinden doğan penaltı gol olacak derken nonda anlamsız şekilde topu kalecinin üstüne vurdu.ve tehlike çanları çalmaya başlamıştı gs için artık herkes galatasaray puan kaybedecek derken rijkaardın gelişinden sonra anlam kazanan duran bir top sayesinde gs çok önemli bir 3 puan aldı.
ben yeni transferlere değinmek istiyorum.neill defansı topalayacak gibi duruyor.önceden de belirtiğim gibi gs defansı organizasyon problemleri yaşadı ilk yarı boyunca.ofsayt taktiklerindeki hatalar ve anlamsız geri çekilmeler bu durumu gözler önüne serdi.fakat dün neillin gelişinden sonra gördükki galatasaray defansı biraz daha önde topa basmaya başladı ve dönen topları bir bir topladı.neill gerçekten çok faydalı bir isim.
2. olarak jo ya gelirsek jo bu ligde baya bir iş yapacağını gösterdi bizlere.uzun boyunun avantajını kullanıcak gibi duruyor. aynı zamanda nondadan daha hareketli.dün girdiği andan itibaren olumlu işler yaptı mücadeleden kaçmadı ve karlı zemin yüzünden yapılan mecburi şişirmelerin büyük bölümünü indirdi.zaten bu blogta yazan arkadaşlarımızla konuşurduk önceden, crouch türkiyeye gelse hayatı boyunca ulaşamayacağı gol rekorlarına ulaşır diye.jo da bir nevi crouch gibi geldi bana hatta ondan daha hızlı ve daha güçlü.
takımdada caner son haftalardaki formunu devam ettiriyor penaltı yaptırdı ve sol koridoru müthiş kullandı.her pozisyonda caner ismini duyduk.bence galatasaray yönetimi mutlaka caneri transfer etmelidir.artık ben kewell ın bu sakatlığından sonra form tutmasının zor olduğu kaanatindeyim.caner kewell ın açığını kapatabilir diye düşünüyorum.yani caner kewella tercih edilmeli.
KÇÜK BİR NOT:bu zeminde bu skor müthiş artık havalar düzelsinde futbol keyfini doya doya yaşayalım..

21 Ocak 2010 Perşembe

2.yarı başlamadan


2. yarı en sonunda başlıyor şimdi en son gelişmeler ışığında takımlarımızdaki gelişmeleri değerlendirme zamanı geldi..
GALATASARAY
adnan polat yönetimini kutlamak gerekir. gerçekten önemli transferler yapıyorlar galatasaray için neill transferi çok faydalı olucaktır.defanstaki problemler biraz olsun azalacaktır fakat hala forvet sorunu devam ediyor(jo olursa bu sorun da çözülür) pas düzenin biraz daha gelişmesi gerekli topu basit ve olumlu kullanırsa galatasaray önemli bir gelişme kaydetmiş olacaktır.rijkaardın bunun üzerinde çalıştığını düşünüyorum.canerdeki performans artışı ve emre çolakın ortaya çıkması gs için önemli artılar.birde arda en sonunda kaptanlık bilincine erişti artık daha olgun davranıyor.
FENERBAHÇE
fenerbahçe zaten hedefini ortaya koydu lig dedi bu şekilde sonuna kadar lig yarışının içinde olacaktır.yalnız gökhan ünal transferi kafaları karıştırdı.semihin kaybedilmesi fenerde bazı sorunlara yol açabilir.fenerbahçenin en büyük artısı alex ve o da tsl için oldukça önemli bir yıldız.
BEŞİKTAŞ
beşiktaş kupada sıfır çekti 3 maçınıda kaybetti nihatın problemleri forvetlerin formsuzluğu tüm takıma yansıdı artık.ben beşiktaşın izlediği transfer politikasını hala anlayamadım.mustafa denizli 10.5 numara diye tuturmuştu sezon başında ve tabata alındı. fakat tabata sadece 5-6 maçta oynadı. neden alındı bu tabata hala anlamış değilim.yabancı sayısı 9 oldu ve hepsinden kurtulmak istiyor yönetim. gerçekten yazarken bile benim kafam karıştı bjk bu işin içinden nasıl çıkacak çok merak ediyorum.başkanlık seçimi büyük bir yarışa sahne olacak.eğer yıldırım demirören seçilirse bjk kongre üyelerinin kendi çıkarlarını düşündüğü ortaya çıkacaktır.çünkü demirören resmen klübü tehdit ediyor paramı hemen ödemek zorundasınız lafını açık açık söylüyor.bu ben bjk den üstünüm demektir.yalnız herhalde demirören bu borcun kendisi tarafından yapıldığının da farkındadır.yanlış politikalar artık herkesi bezdirdi.düşünsenize demirören tekrar seçildi tribünlerle sürekli kavga edecek ve bjk her hafta protestolarla anılacak.bunun bjk ye getireceği zararları düşünmek bile istemiyorum.bjk için murat aksu mutlaka seçilmelidir demirörenden daha iyi olacağı ve yeni bir ümit getireceği kesin.
TRABZON
trabzon durduk yerde başına bela aldı.fatih tekke olayının bu kadar uzaması klübe büyük zarar veriyor.taraftarın şunu anlaması gerekir kimse ts den üstün değildir sanki tsyi tekke kurtaracak öyle bir şey olmayacağını herkes biliyor.hazır teknik kadro konusunda huzur sağlanmışken durduk yerde böyle bir sorunun çıkması trabzonu kötü etkileyecektir.bunda yönetiminde şenol güneşinde payı vardır.fatih tekkeyede kendilerine de yaptıkları açıklamalarla zarar verdiler.
DİĞER EKİPLER
memleketim denizli artık son çırpınışlarını yapıyor. yapılan transferlerin hçbir anlamı yok. bence gelecek senenin takımı şimdiden yapılmalı. youla transferi heyecan verici ama arkasından hçbir destek alamayan youla sadece bir transfer olarak kalır. takımın ne defansı ne orta sahası var sorunlar büyük kısacası. diğer ekipler sakin bir dönem geçirdi es es fahriyi caneri aldı denizliden herhalde fahri türkiyedeki tüm şehirleri gezmeyekarar verdi oda artık futbol dünyamızdaki son çırpınışlarını yapıyor.bu arada kayserinin transferini çok merak ediyorum.oyunu iki yönlü oynayabildiği belirtiliyor bence iyi bir oyuncusuysa furkan ve abdullaha iyi bir alternatif olur.ali turan olayıda büyük ihtimalle çözülecek çünkü takım üzerindeki etkisi yadsınamaz.
umarım güzel bir 2. yarı izleriz tüm takımlara başarılar ama tabiki kalbim her zamanki gibi cimbomdan yana:d:D

16 Ocak 2010 Cumartesi

bravo turkcell bravo marsel


marsel ilhan yenildiği rakibinin turnuvadan çekilmesi sonucu dün US open dan sonra avustralya açıkta da ana tabloya kalmayı başardı.marsel düzenli çalışmasının karşılığını alıyor.teniste yıllarca adımız bile duyulmadı en azından marselin başarıları bizde biraz da olsa tenise karşı olan ilgiyi arttırdı.ona desteklerini esirgemeyen turkcellinde bunda katkısı büyük.ayrıca değişen tennis federasyonun da türkiyede tenisi geliştirmek için yaptığı çalışmaları biliyorum.aslında tenis bizim çokda zorlanmamamız gereken bir spor.mesela sprintte hiç şansımız yok yüzmede batı ülkerinin fiziksel artıları var. ama tennis futbol gibi herkesin yapabileceği bir spor. tenis zengin sporu olarak görülüyor türkiyede ne yazıkki.insanlar bunda da haklı çünkü sadece para verilirek tenis yapılabiliyor.eğer tenis halkın bütün kesimlerine inebilirse inanıyorum ki türkiyeden çok yetenekli tenisçiler çıkabilir.
marsel düzenli çalışmasının karşılığını alıyor ve profesyonelliğinden asla taviz vermiyor.hedefinin ana tabloda ilk 32 ye kalmak olduğunu belirtmiş ama bu biraz zor bence.ilk olarak sebastien grosjeani elemesi gerekli.grosjean tecrübeli bir tenisçi forehandı çok iyi özellikle 2003 ve 2004 yıllarında çok başarılı maçlar çıkardı wimbledon yarı finali var hanesinde.ama son zamanlarda herhangi bir başarısı yok.ama yinede marselden daha başarılı olduğuda kesin.fakat tenis süpriz değil midir?16-17 yaşındaki yıldızlar nasıl ortaya çıktı inşallah marsel bunu 21 yaşında yakalar. bakalım pazartesi günü bir zafer yaşayacakmıyız.
KÜÇÜK BİR NOT:marsel ilhan grosjeanı elesin elemesin önemli olan onun bu başarıyı yakalıyıp tenis konusunda azda olsa bizleri umutlandırmasıdır

15 Ocak 2010 Cuma

göhan ünal transferi


gökhan ünal bundan 4-5 yıl önce türkiyenin gelecek vaadeden inanılmaz forvet olarak hayatımaza girdi.özellikle galatasaray maçında attığı 2 gol ardından bilardo masasında verdiği röportajla gündemimize iyiden iyiye girmeye başladı.sürati kafa vuruşlarındaki becerisi ve uzaktan şutları bize bu çocuk inanılmaz olucak dedirtiyordu.ve gökhan ünal rekor sayılabilicek bi ücretle trabzonun yolunu tutuyordu.ilk açıklamalarını hatırlarım ben trabzonun efsanesi olucam şeklindeydi.peki gökhan trabzonu gelişinden sonraki zamanda ne yaptı? koca bir hiç.. ne efsane olabillidi nede düzenli olarak oynabildi.bencillikleriyle nam saldı.umut bile gökhandan önce tercih edilen adam oldu.hiç olmassa gökhandan daha çok mücadele ediyordu.trabzonda yaşadığı problemlerin ardından herkes gökhan anadolunun yollarını tutacağını düşünürken fenerbahçe girdi devreye.en sonunda gökhan fenerbahçeli oldu.
şimdi bu transfer fener için gerekli mi?bence hayır evet fenerbahçenin bir forvete ihticaı var ama o asla gökhan değil.fenerbahçenin en önemli gölcüsü bence semihtir ama yıllarca bir türlü nöbetçi golcükten kurtulamdı halbuki alex le olan uyumu guizaya on basar ama bir türlü oynatılmadı.şimdi gökhanda geldikten sonra bence hiçbir şansı kalmadı.fenerin yapması gereken güizayı gönderip semih standarlarında forvet almaktı.ama şu an fener 2 tane güizaya sahip oldu.bu tip forvetler ise fenere hemen hemen hiç uymayan tarzda.
semih adına gerçekten çok üzülüyorum hakkını ararken bir anda öz klübü tarafından dışlandı.gökhan ünala tercih edildi.halbuki normal şartlarda gökhandan 10 gömlek üstün olmasına rağmen.eğer semih davasını kazanırsa hiç beklemeden valizlerini toplayıp yurtdışının yolunu tutsun kariyerinin ve ailesinin geleceği için.
KÜÇÜK BİR NOT:gökhan ünal fenerde nasıl olucak derseniz.ben hemen cevabı söyliyeyim zafer biryol ilhan parlak ne olsuysa gökhan ünalda o olur 2 sene sonra onu kasımpaşada falan izleyebiliriz.çünkü oyuncu harcama cenneti fenerde trabzonda harcanmaya başlanan gökhan ünal tamamiyle bitebilir....

14 Ocak 2010 Perşembe

Kırmızıya Ne Oldu

ilk yazımda (gercek taraftarlar bilir) hic bir baglantınız olmasa bıle ismini duydugunuzda ıcınızde bir cosku uyandıran nadir takımlardan biri olan liverpool un son donemdekı durumundan bahsetmek istiyorum.

Son on dokuz yıldır Premier Lig'de şampiyonluk sevinci yaşayamayan "Kırmızılar" lakaplı liverpool bu sezon geçmiş sezonları bile mumla arıyor. Ligde başarılı olamasa bile taraftarının gönlünü şampiyonlar liginde gösterdiği başarılı performanslarla bir nebze de olsa serinleten liverpool bu sezon ligde orta sıralara demir atmış ve şampiyonlar liginden elenmiş durumda.Her ne kadar teknik patronları Rafael Benitez takımının sezon sonunda ilk 4 sırada yer alacağını söylese de gidişat hiç de o kadar iyi görünmüyor.Aslında bu durumun nedenlerini anlamak o kadar da zor değil.Liverpool'un bu duruma gelmesinin nedenleri :

-Gereksiz ve takımın kimyasıyla uyuşmayan transferler : Bildiğiniz gibi sezon başında AEK'dan 3 milyon euroya yunan savunma oyuncusu Kyrgiakos, Poursmout'tan 20.5 milyon euroya sağ bek Glen Johnson ve Roma'dan 20 milyon euroya transfer edilen orta saha oyuncusu Albeto Aquillani takımın mali durumunu oldukça bozan transferler olarak görünmekte.Aslında Aquillani takım için yararlı bir oyuncu olmasına rağmen geçirdiği sakatlık yüzünden takıma yeteri kadar katkı sağlayamadı.Ayrıca ne Glen Johnson Arbeloa ve Finnan'ın yerini ; ne de Kyrgiakos hyypia'nın bıraktığı boşluğu doldurabilmiş değil.

-Alonso'nun gidişi : İspanyol devi Real Madrid'e sezon başında 34.5 milyon euroya satılmasına rağmen liverpool'da gözler hala ispanyol orta saha oyuncusu Xabi Alonso'yu arıyor.
Takım kaptanı, aynı zamanda takımın sembol oyuncularından biri olan Gerard ile iyi bir uyum yakalayan Alonso'nun takımdan ayrılması ve aynı görevi yapması için transfer edilen Aquillani'nin sakatlıklar sebebi ile takımdan ayrı kalması Kırmızılar'ın yaşadığı sıkıntıların başında geliyor.Şu an için Xabi Alonso'nun yokluğunu kapatamıyor gibi görünen Aquillani ilerleyen dönemlerde onun boşluğunu kapatabilecek bir potaniyele sahip.

-Sadece Torres yetmiyor : Liverpool için bu sezonun en büyük sıkıntılarından biri de forvet hattındaki sıkıntılar. Fernando Torres sakatlandığı zaman yerine oynayacak oyuncuların şampiyonluk yarışındaki diğer rakiplerine nazaran daha zayıf kalması takım için büyük sııntı yaratmakta.Konuyu özetlemek istersek, Manchester United'ın forvet hattı Berbatov, rooney, owen,Chealse'nin ise Anelka,Drogba ve Sturridge2en oluşurken, Liverpool'un ise Torres dışında N'gog ve yetenekleri sürekli tartışılan Voronin'den oluşmakta. Aslında eski takımı Feyonoord'da forvet olarak görev yapmış olan Kuyt'ı Rafael Benitez daha çok kanada yakın oynatmayı tercih ettiği için yukarıdaki isimlere Kuyt'u dahil etmedik.

Bu sıkıntılar yüzünden Premier Lig kurulduğundan beri avrupada büyük başarılar yaşamasına rağmen bu sezon hedeflerinin çok gerisinde kalan Kırmızılar'da bir mucize olmazsa fatura teknik direktör Benitez'e kesilecek gibi gözüküyor. Taraftarın takıma olan sevgisinde en ufak bir azalma olmamasına rağmen Benitez'e yönelik tepkiler artmış durumda. Görünen o ki eğer yakın zamandabir Beniez mucizesi gerçekleşmezse Liverpool'da muhtemel bir kan değişikliğine gidilecek. Tabi ki gönlümüz böyle köklü bir takımın eski parlak günlerine dönmesini ister.




Teknik katkılarından dolayı Muzaffer Öznalbant'a teşekkür ederim.



Burak Ahmet KARA

lucas neill transferi

tüm galatasaraylılara hayırlı olsun gerçekten galatasaray en gereli bölgesi için transferini yaptı.defansta yaşadığımız problemleri artık anlatmaya gerek görmüyorum.neill hem tecrübesi hemde oyun zekasıyla bu konulara çare olabilecek bir isimdir.premier league de düzenli olarak oynuyan bir isim neill işin önemli tarafıda bu zaten gökhan zan ve emre güngör gibi sakatlık derdi yok.aynı zamanda srvetin hız açığınıda kapatacak bir isim olarak görüyorum neilli.sağbektete oynabiliyor olması da büyük bir artı ama en önemlisi galatasarayın avrupa maçlarında oynayabilecek olması dün atleticodan bahsetmiştim.onların hızlı adamlarına bir nebze olsun önlem olabilcek bir adam neill.ayrıca topu oyuna sokmada daha başarılı olacağını düşünüyorum tüm galatasaraylılaa hayırlı olsun

13 Ocak 2010 Çarşamba

atletico madridi tanıyalım 1.yazı


atletico madrid glatasaraya çıktığında başta herhangi bir yorum yapmak istemedim.çünkü ara transfer dönemi vardı ve atletico madrid hocasını değiştirmişti. bundan sonra atletico madrid maçlarına kadar sizlere her hafta atletico ile ilgili bilgiler vereceğim .yukarıda da dediğim gibi atletico hoca değiştirdi ve flores atletico madridin başına geçti.öncelikle geçen seneki benficayı değerlendirip flores hakkında yorum yapmak istiyorum.geçen sene lizbondaki maçta gördükki benfica son derece atak bir kadroyla galatasarayın karşısına çıktı.fakat o gün inanılmaz derecede pres yapan takımız(lincoln dahil) benficayı durdurmayı başarmıştı.işte aslında o maç bize atletico madridle nasıl başa çıkılabileceğinin kopyasını veriyor.,flores takımını genelde 4-4-2 yada 4-4-1-1 şeklinde oynatıyor.kanatlardaki oyuncularda inanılmaz derece öne çıkarak hücüma katkıda bulunuyorlar.aslında iyi pres yapmamız gerekir dememin sebebide bu.düşünün ileride tam 4 oyuncu ve arkadan gelen bir ortasaha oyuncusunuda katarsak madridin tam 5 oyuncusu hücüma agresif şekilde çıkışlarda bulunacak.beklerden 1 tanesininde mecburi çıkşını düşünürsek atletico madrid birçok boş alan bırakacaktır.işte tam bu sırada bizim için en önemli olay başlar.PRES!!! atletico madridin bu agresif ileri çıkışlarının birinde eğer yaptığımız ani bir presle topu kazanabilirsek atletico madridi defansta 3 kişiyle yakalayabiliriz. yalnız bu hiçde gründüğü gibi kolay bir olay değil.çünkü assunçao inanılmaz derecede topu olumlu kullanan bir isim yapacağı enteresan bir ters pasla bizi mat edebilir ava giderken avlanabiliriz.bu nedenle assunçaoya topu rahat kullanma imkanı vermemeliyiz.herkes sguerodan forlandan bahsediyor fakat assunçaoyu top kabına zorlamak aslında bizim için daha önemli bir nokta.buda gol yememek için değil gol atmak için gerekli.toparlayacak olursak ilk bölümü atletico madride ani presler yapıp assunçaonun rahat top çıkarmasını engelleyerek sonuca gitmek bence bizim için en önemli olay.
2.önemli olay ise orta sahada atletico madridin bize aynı şekilde ani pres uygulamasıdır.çünkü flores bunu bu sezon sevilla maçında denedi ve atleticonun felsefesine kimyasına uyan bir olay.farzedinki bu sefer top bizde ve attleticonun ani bir presiyle karşılaştık.aynı sorunlar bu kez bizim için doğuyor.zaten bunun için atletico madridin pek kasmasına gerek yok zaten sarp ve topal top kaybetmeye oldukça meğilli.kaybettiğimiz bu toplar sonucu aynı tehlkikeleri bizde yaşayacağız forlan ve agueronun aralara sızmasınada defansımızın bir çare olacağını düşünmüyorum.aynı zamanda ani presi atletico bizden çok daha iyi yapıyor.bu nedenle topu mümkün olduğunca basit kullanmalıyız.
yukarıda belirtiğim gibi maçın kilit noktalarını her iki takımın yapacağı ani presler oluşturuyor.atletico bu konuda bizden üstün o yüzden galatasaray çok fazla topla oynamamalıdır.hatta elano defanstan mutlaka top çıkarmaya gelmelidir.alanı daraltarak oynamalıyız defansla forvet arasındaki mesafe münkün olduğunca kısa olmalı topla garanti paslar dışında fazla oynamalıyız bunlara ek olarakta üstümüze çektiğimiz atleticoyu ani preslerimizle(kontra atakla karışmasın)orta sahada kazanacağımız toplarla vurabiliriz.
gelecek hafta konuyu kanatlar bakımından inceliyeceğim..

transfer yapmak bu kadar mı zor?


bizim ülkemizdeki takımları anlamak gerçkten mümkün değil.öncelikle galatasarayla başlayalım.hala daha takımın eksik noktalarına transfer yapılamadı.ama neden yapılamadı?sebebi açık illa avrupa nın önde gelen klüplerinde oynayan oyuncuların peşindeyiz.tamam defans biraz kaliteli olmalı ama forvet için neden bu kadar çok düşünülüyor anlıyabilmiş değilim.şöyle türkcell süper lige bir el atsanız elinize heryerden bir forvet çıkar.sercan,makakula gibi isimleri geçiyorum onları geçin.ilk olarak bursasporun forveti turgay.bu adam bursada sercanı yedek bırakan bir adam(ertuğrul 2. forvet olarak oynatıyor sercanı yani turgay 1. forvet) topu saklaması ve fırsatçılığı ile tam barosun yedeği olabilecek bir potansiyelde.hadi turgayın bonservisi 3.5 million euro hadi size pahalı geldi. ordan geçelim mustafa pektemeke 1988 doğumlu bu arkadaşımız bu sezon zaman zaman kahe nin yedeği olarakta girse tam 6 gol atmış bir isim.tam bir nöbetçi gölcü fenerin semihinden de genç.bildiğim kadarıyla oldukça profesyonel çalışıyor.hadi diyelim ilhan cavcav kurnazlık yapacak.kayseriden ömer şişmanoğlu çok yetenkli daha kendisini pek göstermedi hemen alınması gereken bir isim yapılacak 2 million euro luk teklife kayseri hemen evet diyecektir.hadi kayseri ali turandan dolayı size kızgın geçin avrupaya hiç mi 19-23 yaşlarında bir forvet yok nie illa tanınmış olmalı fransa hollanda almanya liglerinin şöyle iyi bir takibi yapılsa mutlaka bulunacaktır.ayrıca bizim klüplerimiz niçin hala daha balkan ülkelerindeki potansiyeli görmüyorlar avrupadan daha uucuza oyuncular transfer edebiliriz bu yüzden ts nin gabriç transferini ne olursa olsun takdir ediyorum.
fenere geçersek ellerinde semih gibi bir golcü varken hala güizaya para ödemeleri gerçekten büyük bir hata.semih ve semihe eşdeğer bir yabancı fener için gerçkten harika olur ama nerdeeee. bizim klüplerimiz 28 yaşından büyük insanları bebek ortaköy sahillerinde eğlendirmeye çok meraklı.tabiki öyle oyuncular alınacaktır ama kadroda 2 tane tecrübeli yabancı varken neden hala büyük paralar dökmeye meraklı oluyor klüplerimiz.(güizanın euro 2008 dışında tecrübeside yok sadece mallorcada oynayan bir isim gol kralı olabilir ama bence ispanyanın cenk işleri olabilir ancak)
KÜÇÜK BİR NOT:Elano ve Keita transferleri oldukça yerindedir glatasary için. ama galatasary artık o tarz adam alma hakkını kullanmıştır. bence artık maliyeti ucuz gelecek vaadeden isimlere yönelmek gerekir.özellikle forvete alınacak bir pahalı forvet, baros yada ondan zarar etmemize yol açar.defans konusuna gelince tecrübeye ihtiyac var ama abartmamak lazım..

12 Ocak 2010 Salı

sergio canales

ispanyol futbolunun yeni yıldızı...asıl ismi sergio mendes canales olan genç yetenek 1991 santander doğumlu.racing santander'de forma giyen mendes'in bonservis haklarının %50'si deportivo klubune ait.Mendes racing formasıyla ilk maçına 18 eylül 2008'de bir UEFA kupası maçında çıktı, bundan 2 hafta sonra ise ilk kez bir la liga maçında forma giydi. Sergio Mendes 1.76 boyunda ve 65 kilo genellikle sağ açık oynuyor zaman zaman forvet bolgesinde de görev alıyor, sürati ve yüksek tekniği ile dikkat çeken yıldız futbolcu Racing takımıyla çıktığı 13 maçta 4 gol attı. farklı yaş gruplarında 21 kez ispanyol milli takımı formasını giydi ve bu maçlarda 4 gol attı. bu hafta sevilla macında attığı 2 golle ve güzel oyunuyla dikkatleri bir kez daha üzerine çeken genç yıldızın avrupanın buyuk takımları tarafından takip edildiği biliniyor.

6 Ocak 2010 Çarşamba


gerçekten bugün basketbolda belkide türkiye nin asla unutamayağı bir yenilgi aldık.siena adeta fb ülkeri ezdi diyebiliriz skor 101-58 neredeyse 2 kat var.fakat oynanan oyuna baktığımızda siena fenerden 10 kat üstün yani skor bu olmamalıydı!basketboldada futbolda olduğu gibi yine içi çekişmelerimize kurban gidiyoruz.mesela aziz yıldırım kerem gönlüm olayı ile uğraşıcağına biraz fb ülkerin üzerine düşmüş olsaydı kanımca takım bu halde olmazdı.fb de hedef baskettede lig şampiyonluğu avrupaya gelince taraftarın sorduğu soruların cevabı yok.ama ne hikmetse efes pilsende fenere uymuş gibi yarın olimpiakosla oynuyacakalar büyük ihtimalle yine bir mağlubiyetle dönecekler ve 2 takımızda 6 lı grublardan ilk 4 ün çıktığı euroleague gruplarından çıkamayacaklar.işte bu bence basketbolda 2001 den bu yana geldiğimiz noktayı en iyi şekilde anlatıyor.2010 dan da hiç umutlu değilim eski şutörlerimiz yok ve yenileride yetiştiremiyoruz.guard sorunuda zaten ortada.kısacası basketbolda işler türkiye açısından hiçde iyi gitmiyor.finallerden sonra bu konuyu ayrıntılı şekilde masaya yatıracağım.
KÜÇÜK BİR NOT:tanjevic bu ülkenin basketboluna ne kazandırdı çok merak ediyorum.hiçbir şey kazanmadık.halbuki fb ülkeride çalıştıran tanjevicin türk basketbolunu daha ileri taşıması gerekmez miydi?tam 5-6 sene oldu türkiyeye geleli hatta artık bizden biri değil mi?hemde bayağı bizden biri oldu!!!

4 Ocak 2010 Pazartesi

Avustralya açık


Avustralya açık 15 ocakta melbourne de başlıyacak.Roger federer için gerçekten çok önemli bi turnuva.Federer in sert zeminde başarılı olduğunu hepimiz biliyoruz.Fakat 2009da en güvendiği yer olan sert zeminde ezeli rakibi nadala yenilmesi, onun bu turnuvaya daha fazla önem vermesine sebep oluyor.Bu turnuva aynı zamanda nadal için de inanılmaz önemli.Nadal geçen sene biraz sakatlığı biraz da federerin üstün oyunu nedeniyle 1 numarayı federere kaptırdı.işte bu hesaplaşmalar AUS OPEN i bir hayli önemli kılıyor.Ne yazıkki geçen sene US OPENI kazanarak büyük bir ilerleme kaydeden gelecek vaadeden tenisçi Del Potro yu sakatlığı sebebiyle bu turnuvada izleyemeyebiliriz.
Gerçekten del potro turnuvalara geçen sene inaılmaz renk kattı.Roland Garros ta federeri neredeyse eliyordu.İşin ilginç yanı ise federerin nadalın soderlinge yenilmesinden sonra artan umudunun genç arjantili tararfından yok ediliyor olmasıydı.hatırlarmısınız federerin telaşını ve şaşkınlığını. Aynı zamanda del potro üstün fiziğiyle ve sert servisleriyle diğer tenisçilerden bir adım önde onu avustralya açıkta izleyememe ihtimali gerçekten çok acı.
Avustralya Açık Djokovic içinde önemli.Djokovic sert zeminde iyi fakat hep federerin gölgesinde kaldı.artık bir grand slam zaferi yaşamak istiyor ve bunu da ya avusturalya açıkta yada US OPEN da yapabileceğinin oda farkında.Djokovicte varını yoğunu ortaya koyacaktır.
Heyecanla bekliyoruz... Avustralya Açıkı bana sorarsanız FEDEX yine alır.ha!! del potro iyileşirse onu bilemem.....

son transfer haberleri



  • inter lazio nun golcü oyuncusu goran pandevle 4 yıllık anlaşma imzaladı.

  • Galatasaray ismi sır gibi saklanan yabancı bir defans oyuncusuyla görüşmelere devam ediyor.

  • Denizlispor Okan Koç tan sonra İbrahim Ege ile de anlaşmaya vardı.

  • Milan Dzeko flörtü devam ediyor.

  • Huntelaar ın Arsenal e gelme olasılığı artıyor.

  • Atletico Madrid Juventus lu oyuncu Molinaro yu kiraladı.

  • Alvaro Recoba Danibio ya transfer olarak ülkesi Uruguay a geri döndü.

  • CSKA Moskova lı Carvalho Katar takımlarından Al Arabi ye transfer oldu

2 Ocak 2010 Cumartesi

milli takım ve papapatya falları




fatih terim görevi bırkalı neredeyse tam 3 ay oldu ve milli takımımızın geleceği hala bir soru işareti yerli mi olsun yabancı mı olsun herkes bir şeyler söylüyor.bence bu isim kesinlikle yabancı olmalıdır. hatta ne trapattoni nede başka biri eric gerets olmalıdır.
ilk olarak bizim yerli hocalardan başlayalım.türk milli takımına geçebilecek yerli isimler denince akla ertuğrul sağlam bülent uygun hatta yılmaz vural bile gelebiliyor artık bu ülkede.bu hocaların kariyerlerine baktığımız zaman herhangi bir somut başarı göremiyoruz.ertuğrul sağlam bşarılı bir hoca ama uluslarası tecrübesi gerçekten çok zayıf.aynı zamanda oynattığı sistem tamamiyle bu milli takım için ters.türk milli takımı asla defansif bir şekilde oynayamaz.şöyle bir hatırlayın euro 2008 de ne zaman defans yapamaya çalıştıysak başımıza gelmiyen kalmadı almanya maçında 2-2 yi bile 10 dakika koruyamadık.diyeceksiniz ki ertuğrul sağlam bursa da bunu başarıyor.ama başardığı yer türkiye ligi bu defansı aşabilecek takım sayısı 3 bu ligde.ama uluslarası arenada türk defans oyuncularından kurulan defans sitemiyle kevgire dönersiniz.bülent uyguna gelelim sivasta acayip bir başarı yakaldı ama yine defans yaparak.yukarıda belirttim bu sistem gitmez bizim milli takıma.ayrıca bülent uygunun üst seviyelerde olan özgüveni yüzünden sivas bu sene kümede kalmak için oynuyor.düşünsenize milli takımda garip uygulamalara gittiğini.mesela bülent uygun yeni oyuncular bulucam derken adeta milli takımı deneme tahtasına çevirebilir.yılmaz vural ve ötekileri geçiyorum zaten. halleri ortada.birde bizim türk hocaları kendileri resman dev aynasında görüyorlar.fatih terimi hatırlayın bu ülke sistemine 2. gelişinde ne verdi.hangi sistemi yerleştirdi hangi oyuncuyu keşfetti.bu bizim en iyi hocamız olarak görülüyor ötekileri siz düşünün artık.böyle bir maceraya gerek var mı ek olarak milli takımda yaşanacak kamplaşmaları medya ile olan kavgaları düşünmek bile istemiyorum..
yabancı hoca mutlaka seçilmelidir.yalnız buda yine türk oyuncu karakterine göre seçilmelidir.biz yarı sahamızda defans yapamıyoruz yetenekli değiliz bu konuda.fakat ileride basmada üstümüze yok.bu nedenle hızlı ve kazandığı topu dikine oynatan bir siteme ihtiyacımız var.trapattoni kesinlikle olmamalı bu yüzden.bence eric gerets tam bizim için biçilmiş kaftan.hem türkiye yi iyi tanıyor hem hızlı ve atak futbol oynatıyor.galatasary bunun en iyi örneği.ayrıca gençlere önem vermesi bakımından ideal bir isim.manisada sağbek oynayan ardayı ileri uca çekerek türk futboluna kazandıran isim gerets.aydın uğur uçar da bu genç futbolculardan bazıları.yanına gelecek iyi bir yardımcı türk hocayla tam bize göre bir sistam oturtur.ayrıca daumu tanıyor.rijkaardla hemen hemen aynı futbol felsefesine sahip.klüp takımlarıyla bütünleşerek ülkemize harika bir sistem kazandırır ve bu ligimiz içinde güzel bir gelişme olur.bence şu an türk futbolunun en büyük eksiği sistem.sistem oturtup yabancı hocayla başarı yakalayanlara en iyi örnek yunanistandır tam yunan futbolcusuna göre felsefesi olan otto rehagelle yunanistan bir anda başarılar yakalmaya başaldı yunan takımının başına mesela rijkaardı getirseniz başarız olur ama rehagel başarılı olur.yabancı hocanın tarzıda seçimde çok önemli bu nedenle.
türk futbolcusu ve hocaları ne yaptığının farkında değil.başarılar, hadi olum ,hadi koçum şeklinde anlık oluyor.istikrarsızlık hat safhada.ilk önce türk hocaların istikrarı öğrenmesi lazım daha sonra mutlaka onlara güvenen birileri çıkacaktır.
KÜÇÜK BİR NOT:türk hocaları bizede verseler o kaliteli adamları o imkanları diye söylenip duruyorlar.hatta bülent uygun kendisini bir ara arsene wenger le kıyasladı.ama şunu bilmeliler büyük oyuncuları idare edebilmek çok büyük bir sanat.oda herkesin harcı değil. hele uluslarası 2 maça çıkan kişilerin hiç değil.lütfen kendinizi dev aynasında görmeyin...